Gün 12 -Route 66 yolunda Türk bayrağımız Bagdad Cafe’de…

California girişi ile birlikte sıcak yüzümüze çarptı iyice. Klima bütün gece yanmasa ne yapardık bilmiyorum. Chicago’daki halimize bak bir de şimdiye… Yol iklimleri de değiştiriyor. Son eyaletle birlikte benzin fiyatları da çıldırdı. Galonunu 1,71$’lara aldığımız yakıt 3,79$’ı buldu. Vay be…

Needles’tan yola çıkışımızla birlikte direkt çöl bizi karşıladı… Yolda dikkatimizi çekip bizi durdurabilen hiçbir şey yok… Girdiğimiz bir benzin istasyonu 4 küsür $ fiyat diyor galonuna benzinin ve içeride satılan herşey normal fiyatların 2 katı. Kapıya da uyarı koymuşlar “Fiyatlarımız evet pahalı, çünkü bu ürünleri buraya nakliye etmemiz de ayrı bir masraf!” Düşünün nerelerde geziniyoruz…

Route 66’da Mojave Çölü ve Roy’s Motel

MOJAVE ÇÖLÜ ROUTE 66

Mojave Çölü’nde fotoğraf molası için durduk… Yanımıza bir truck yanaştı ve her şeyin yolunda olup olmadığını sordu. Biz fotoğraf çekmek için durduğumuzu söyleyince ileriye tabela koymak için geldiklerini, fotoğraf kadranında kötü görüntü yaratmamak için bizi bekleyebileceklerini söylediler. Biz bu samimi yaklaşımlarına karşı şaşkınlığımızı gizleyemedik tabii… Los Angeles’ta bu olayı anlattığımızda şanslı olduğumuzu, Amerikalılar çölde olabildiğince durmadıklarını hatta benzinlerini de iyice doldururlarmış ki hiçbir şekilde duraklama yapmasınlar… Çünkü birçok insandan durduklarında ya da durdurulduklarında bir daha kendilerinden haber alınamıyormuş!

Roy's Motel & Cafe ROUTE 66 ARİZONA

Yolun ikonik motel ve kafelerinden biri olan Roy’s Motel & Cafe‘de durduk. ROUTE 66 BİRASI Çölün ortasında hani çalıların yuvarlandığı yerlerden birinin ortasında olan bu motel ne yazık ki boşaltılmış, insanın içi acıyor gezerken… Lobisinde hala bir piyanosu bile duruyor. Odaların içinde bazı eşyalar hala var ama camlar kırık ve viran halde…  Yol boyunca bir türlü tadamamıştık biz de sıcağı biraz az hissetmek adına …. Cafe’de Route 66 birasını deneyelim dedik. Malttan ziyade şurup niteliğinde bir içecek desek çok doğru olur. Fotoğrafa aldanmayın pek bir ekşiterek içtim suratımı aslında 🙂 Ve tabii ki burada da çöl fiyatları geçerli…

Bugün durabileceğimiz tek yerler ikonik kafeler gibi duruyor ve yine bunlardan birinde durup hamburgerleri göbeğe indirdik. Sonrasında yol üzerinde Amboy Crater’i gördük.

 

Bagdad Cafe ve California’da Son Duraklar

IKONIK BAGDAD CAFE ROUTE 66

Bagdad Cafe Route 66’nın en eski kafelerinden ve bizim için önemi büyük… Kafeye gelenler getirdikleri paraları duvarlara ve çeşitli ülke Bagdad Cafe'de Türk Bayrağını astıkbayraklarını tavanlara asmışlar. Yer gök, para ve bayrak dolu… Ama Türk bayrağı ne yazık ki yoktu! Taa ki biz oraya gelene kadar 🙂 Hemen bagajdan getirdiğim Türk bayrağını çıkarttım ve üzerine isimlerimizi ve bugünün tarihini yazıp onlara teslim ettim. Çıkmadan evvel al bayrağımız diğer ülke bayrakları arasındaki yerini bulmuştu bile… Bir gün Route 66’yı yapıp Bagdad Cafe’ye uğrarsanız eğer, biz de sizinle birlikte o ruhu yaşıyor olacağız oraya ilk asılan Türk bayrağımızla birlikte… Ben çok heyecanlıydım o anları yaşarken belki siz de videodan hissedersiniz 🙂

Ve evet… Uzuunn bir çöl günüydü bugün… Eee yol uzun olunca biraz çılgınlık bizim de hakkımız öyle değil mi? O zaman dakikalarca arabanın geçmediği yollarda biraz dans zamanı

Yolda Route 66 LogosuAkşam google map ten baktığımızda büyük bir yerleşim gibi görünen San Bernardino’da kalmayı planladık. Saat biraz erkendi ama varış noktamıza az bir mesafe kaldığından zamanımız vardı ve hazır erken gelmişken akşam yemeği ve gezmek için de zamanımızın kalması hoşumuza gitmişti. Lakin… Şehre girdiğimizde kaldırımlarda yürüyen siyahi insanlar kendi kendilerine küfrediyorlar, üstleri çıplak geziyorlardı. Gelirken Booking’ten uygun fiyatlı bir motel bulduk. Motele geldiğimizde kapıdan girmeden duvar kenarından bize doğru gelen evsiz biri bizi biraz korkuttu. Derdi sigaraymış… Motelin dışında sensörlü bir kapıdan geçtik. Lobi bölümüne geçebilmek için ayrı bir kapıyı açmanız gerekiyor, kaldı ki bu kapı kilitli.  Oradaki gişe gibi bir boşluktan ne için geldiğinizi resepsiyon görevlisine söylemeniz gerekiyor ve o uygun bulursa bu ara kapı açılıp resepsiyona ulaşabiliyorsunuz. Biz ilk sınavı atlattıktan sonra kapı açıldı ve karşımıza gelen resepsiyon barkosunun görevli ile ziyaretçiyi ayıran kurşun geçirmez camı olduğunu görünce bende şafak attı. Güvenliğin nasıl olduğunu sorduk hemen. Otel içinde sıkıntı olmadığını ama dışarının çok da emin olmadığını söylüyor. Aracımızın dışarıda olduğunu söylediğimizde otopark için akşam silahlı bir koruma olduğu, otoparka gitmek için ön kapı yerine arka kapıyı kullanmamızı ve o kapının da 20.00’de kapanacağını, oda kartımızla o kapıdan giriş çıkış yapabileceğimizi ön kapının kapanacağını belirtti! Aman da ne güzel… Durum böyle olunca biz de arabadaki pılımızı pırtımızı ne var ne yok toplayıp odaya taşıdık. Tahmin edersiniz ki günlerdir arabada yaşayan biri olarak zor birşey… Asansör kapısına geldiğimizde asansörün kendi kapısı haricinde bir de tahta ev kapısı gibi ayrı bir kapısı olduğunu gördük. Bu sefer bu da ne diye sorduğumuzda her ne kadar asansör bozulduğunda kapıyı kapattıklarını söyleseler de, bunun güvenlik anlamında yapıldığı aşikardı. Yoksa ağır kilitli bir kapı neden yapılmış olsun. Odaların kapıları da geçmeli kilit sistemi ile korunuyor. Buna ek çevrilen dil de ek önlem alınmış kapıda.

Ama biz ne yaptık?

Tüm bunları dinlemedik ve acıkınca dışarı çıktık tabii… Google map’ten yürüme mesafede bir AVM olduğunu görünce hem kalabalık olsun hem de riski azaltalım diye burayı hedef belirledik. Önce 0,99 cent denilen bir markete girdik. Birkaç ürün hariç, herşey bu fiyat. Tanımadığımız ürünler de var, bildiğimiz markalar da; tercih sana kalmış. Çıkışta birkaç evsizi atlattıktan sonra ‘sözde’ AVM’lerine vardık. Saat 18.00 civarı olmasına karşılık içi bomboş ama gerçekten boş! Dükkan gibi gözüken 2-3 dükkan da kapalı, diğerleri ise boşaltılmış. Bir Çin restaurantı açıktı. Tekel konumundaki bu restaurant harici tercih şansımız da olmadığından karnımızı doyurduktan sonra kazasız belasız odamıza döndük. Otel odasının penceresinden gördüğüm günbatımı hayatımda gördüğüm en güzel renklerdeki günbatımlarından biriydi.

Yarın Route 66 yolunu tamamlıyoruz. Biraz hüzün ve en çok da mutluluk var sanırım içimizde…

Yola Çıkış saatimiz: 07.50

Kontak Kapatış: 16.33

Başlangıç-Bitiş: 2.478,3 – 2.725,4 mil

Gece Konaklama: California – San Bernardino – All Star Lodge

(2026 Notu: Roy’s Motel & Cafe bugün Route 66’nın en önemli duraklarından biri olmaya devam ediyor. Tarihi motel odaları henüz konaklamaya açılmış değil; ancak benzin istasyonu, hediyelik eşya bölümü ve ikonik neon tabelası ziyaret edilebiliyor.)

📍 Route 66 yolculuğunu en başından takip etmek istersen önce Route 66 Rehberi, ardından Gün 1, Gün 2, Gün 3, Gün 4, Gün 5, Gün 6, Gün 7, Gün 8, Gün 9, Gün 10 ve Gün 11 yazılarıma göz atabilirsin.

Amerika seyahati planlıyorsan Amerika’da Araç Kiralama ve Amerika Vizesini Merak Edenlere yazıları da işine yarayabilir.

Yolculuk Gün 13 – Hoşçakal Route 66! yazısıyla devam ediyor.

Yol boyunca çektiğimiz videoları ise Busece Kareler YouTube kanalında izleyebilirsin.

Sen de Route 66’yı yaptıysan ya da hayalini kuruyorsan yorumlarda bana yazmayı unutma. Deneyimlerini okumayı çok seviyorum.

Benzer yazılar

Leave a Comment